3. Gün Ormanlı Plajı – Çilingöz Tabiat Parkı
Erkenden uyanma. ve yolda olmak önemli. Özellikle yaz aylarında. Belki kış aylarında değişebilir ama kısa yada uzun km varsa da önemli bir konu. Bununla ilgili bir atasözü vardı… ?!
Ormanlı plajında 7’de uyanıp kahvaltımızı hallettikten sonra Ormanlı merkeze döndük. Yolumuz sağlı sollu manda, inek ve koyun sürüleri ile işgal edilmiş, bütün kaleler pirinç tarlaları, bataklıklar, göletler ve longoz ormanları ile zaptedilmişti. Bizde yapacak birşey yok; teslim olduk! Yol düz, doğa güzel, ben biraz hastalık ve bununla doğru orantılı verimsiz uykudan dolayı gergin.
Çok fazla konuşmuyorum @alihsn ile. O da pek memnun değil. Ama hayat böyle; hergün aynı gün ve sen değilsin. Çoğu zaman eksik, bazen fazla, standart bu.. Doğa ana. standarttan ayırmasın. Halleluja!
Bu şekilde Karacaköy’e vardık. Bol kahvehaneli, marketli bu kasabada bir kahvehaneye çömdük. Napcen be ya! 1-2 çay sonra ben +1 çay, telefonlarda prize. Erken çıkmanın avantajı güneş dikse çek sağa. 1buçuksaatgevişgetirmece. Ben var acıkmak. Ayaklandık, 2 küçük süt alıp Karacaköy çıkışında bir ağaca yanlayıp ballı, yerfıstığı ezme karışımlı müsliyi harcadık.
Ardından ver elini Ahmet Kaya’dan “saza niye gelmediiin, söze niyeee gelmediiin!” Kaya’nın söylediği sakin türkülerden sonra ben biraz canlandım. Yol bol yamalı ve tek tük kamyonlar dışında sakin. Yalıköy uzaktan insana hoş gelir. “Eski” ismi Podima. Kaç gündür birayı gözünden vuramadık.
Temele dalıp Amsterdamları alıp sahile salıp kapalı bir restorantın çardağına oturduk. “Kusura bakma oturduk ama” cümlesi yarıda kalan beni resto sahibi “müessemiz alkolsüzdür” işaret ederek nazikçe kovdu. Sahilde bir parça çime oturarak, Google’da mekanı tek yıldızla (daha düşük aslında-yok öyle bir yıldız) ve olayı yorumlayarak ana fikri artık okuyuculara bıraktık.
Güneş sıcak, alkol oranı fazla. Ağızlar yamulmaya, cümleler toparlanamamaya ve biraz ağzı bozarak saçma sapan şeylere gülerek dibini gördük. Ormanlı’da olduğu gibi sahilden gideriz dedik, yine olmadı. Çilingoz’a gidiş için ormana daldık. 14 km sürdü sanırım. Çilingöz’e vardığımızda tabiat parkının sahil bölümünde kalan alanın bir işletmeye verildiği ve bize kişi başı 29 TL ödemememiz gerektiği söylendiği an Nuh tufanı koptu. Neyseki bizim arabayla gireceğimizi zannederek öyle demiş, bizde herhalde yorgunluktan kaynaklı tabelayı okumadık. Giriş bisikletliye 7 TL artı bir miktar konaklama ücreti vererek kişi başı 26 TL’ye çözdük. Tabi pazarlık Kürdistan insanının kaynaşmasıyla bu hale geldi.
Çoban, kangal vb köpeklerin koruması etrafında çadırlar kuruldu. Akşam yemeğinde soğan/domates/biberli makarna ile mideleri doldurduk. 1 kahve 1 çay 22:30 gibi inzivaya çekildik. Gece ormandan aşağıya inmeye çalışan yabani hayvanları kovalayan mekanın köpeklerinin havlamaları ile geceyi kapattık.





