GELENEĞE SAYGI TURU | 7. GÜN
Sabah güneşi çadıra vuruyor. Bir yandan daha fazla uyuma ve dinlenmenin baskısı, diğer yandan uyku tulumu içerisinde kavrulan bedenim. Eskişehir Bisiklet Evi nam-ı diğer Velesbid’in terasındayım. Güneş içimi ısıtırken, klasik sabah huysuzluğu ile toparlanma çabası. Geçmiş günden kalan son bir gayret ile kahvaltıyı güne bağlıyorum. Doydukça ferahladık, güneşle köşeleri kovaladık.
Fındık ezmesi, peynir, zeytin, filtre kahve ile ekmeği katık eyledik.
Çamaşır yıkanacak… Ellerimde kirliler karşımda “ben de yıkama” diye ağlayan, toz ve kir karışımı üç lavabo. Kirlileri mi yıkamak ve bir misafir olarak lavaboları mı temizlemek arzusuyla gitgeller yaşarken, hem kirliler hem de lavabolar günler sonra suyla buluşuyor. Lavabolarında temiz çamaşırların da artık gideri var.

Vel ESBİD‘deyiz demiştik. Eskişehir Bisiklet Derneği 2014 yılının Ocak ayında Eskişehirli bisiklet dostları tarafından kurulan ve kurulduğu günden bu yana; ulaşım, spor ve serbest zaman değerlendirme biçimlerini kapsayan bisiklet hareketinin geliştirilmesi amacıyla faaliyetlerini sürdürmekte ve bisikletseverlerin bir araya gelebileceği bir platform vazifesi görmektedir. Şehir merkezinde bir mekan ile başlayan serüven doğru ve iyi yönetilen kararlar bütünüyle şehir merkezi dışarısında kalan ve ulaşım açısından da sorun oluşturmayacak bir mekana taşınarak devam ediyor.
Harabe olarak devraldıkları yapı ve alanı, tadilat ve çevre düzenlemesi ile bütün bisikletçiler için hem yaşanabilir hem de nefes alınabilecek bir mekana dönüşmüş. İçerisinde hatırlayabildiğim kadarıyla tur bisikletçilerinin konaklayabileceği 3 oda var. Her oda da odun sobası ve kullanıma hazır bir mutfak bulunuyor.

Evin çevresinde tarımla uğraşan köylülerin tarlaları, tarlaları koruyan köpekler, kendi bölgelerini koruyan köpekler, çeşit çeşit köpekler 🙂 Yeşille başlayan tarlalar ufuklara doğru sarı tepeler ve dağlarla yarışıyor. Bulutlar ve rüzgarlar kırkikindi vaktinin geldiğini vızıldıyor.

Öteberi için markete gidiyorum ve bira ile kendimi ödüllendirdim. Pedallarken bir taraf yüzlerce işçinin emeği üzerinden dikilen villalar, diğer tarafta köylülerin dönümlerce tarlaları ve nereye gitsem o sınıf çelişkisi beynimde yıldırımlar çaktı. Villasını diken, tarlasını eken yanyana. Villasını ve tarlasını koruyan köpekler yanyana. Köpeklerin bir kısmı tarladan diğer kısmı kameralarla donatılmış demirlerin arkasından diş gösterdi. Çiftçinin (tarlasını) korunmak için kurduğu ilişki basit ve doğal iken, burjuva hem kendisini hem de zenginliğini korumak için demir parmaklık, güvenlik kamerası ve özenle seçilmiş bir köpek dikerek ancak koruyabiliyor. Paranla rezil olmak böyle birşey.
Popolarını rahatlıktan ayırmak istemeyen, şehirden çok uzak olmasın ve köy hayatıyla dirsek teması içinde yaşamak isteyenlerin ucuzluğu villa, ormanda veya yabanda bu şekilde “takılmak” isteyenlerin noktası ise glamping1 olarak karşımıza çıktı.
Hava durumu fırtınaya döndü. Terasta çadır durmadı ve dernekteki arkadaşlarla oda temini konusunda iletişim halindeyiz. Kapanma ve yasaklardan dolayı ve dernek olması sebebiyle zor karar verdiler. Çadır uçmasın diye içine girdik ve sinir bozucu bir şekilde bekledim. Bir nebze olsun korunaklı bir yerdeyim ama hala terastayım. Fırtınanın dinmesi ile bir yandan kalacak ev baktım, diğer yandan gerilen sinirlerimi gevşetmek için ikinci biramı yaktım.
Bir vakit sonra dernekten sevgili Erhan Kasapoğlu geldi ve bana alt katta sobası olan bir oda açtı. Tanışma, kısa muhabbetin devamı için yarına sözleştik. Bira midede, ben odadayım.

Eskişehir, Vel Esbid Bisiklet Evi
27 Mayıs Perşembe
2021
1İşte tam da burada hem doğayla iç içe olayım hem de yumuşacık yatağımdan taviz vermeyeyim diyenler için yükselen bir tatil anlayışı, ‘glamping’ devreye giriyor.





